- 5 Şubat 2020
- Yayınlayan: wpntr
- Kategori: Genel
2020’ye başlarken Çin’de bir grip türü gündeme geldi. 31 Aralık’ta Hastalardan alınan örneklerin incelenmesi sonucunda 7 Ocak’ta, hastalığa neden olan virüsün SARS (2002) ve MERS (2012) gibi Coronavirus ailesinden olduğu anlaşılmış ve virüse Yeni Coronavirus 2019 (2019-nCoV) adı verildi.
Virüsün insanlara nasıl geçtiği yani ortaya çıkış hikayesi net değil. Ancak şunlar net bilgiler: Çin’in ilk biyogüvenlik Seviye 4 laboratuvarı Wuhan’da Ocak 2015’de açıldı. 5 Nisan 2018’de, Çin Bilimler Akademisi Wuhan Virüs Araştırma Enstitüsü’nün yeni bir koronavirüs türü keşfettiği haberlere çıktı. 2019-nCOV, dünyaya bilimsel olarak gösterildiğinde Ulusal Biyoteknoloji Merkezi (NCBI)’da virüsün genetik bilgilerinin; Yarasa SARS benzeri koronovirüsler olan bat-SL-CoVZC45, bat-SL-CoVZXC21 ve Rs 4231 strainine %98-99 benzediği görüldü. Bu yüzden, Askeri laboratuarda yapılan genetik modifikasyonların kontrolden çıkarak salgına yol açtığına dair teorilerin ortaya çıktığı görülmektedir. Ancak genel kanı virüsün yaratıldığı yönünde değil.
2003 SARS ve 2009 Domuz gribi salgını sonrasında Dünya Sağlık Örgütü, Çin’e 4. Seviyede laboratuvar yapması gerektiğini iletmişti. Yıllar boyunca bu konuda yavaş davranan Çin’de, Wuhan Viroloji Enstitüsü 1956’dan beri varlığını sürdürüyor ve BSL3 laboratuvarlarına ev sahipliği yapıyordu. Fransa’nın desteğiyle bir BSL4 tesisi 31 Ocak 2015’de tamamlandı ve Çin’deki ilk, tek BSL-4 laboratuvarı oldu.
Biyogüvenlik düzeyleri bir ila dört arasında numaralandırılarak belirlenir. En yüksek güvenlikli laboratuvarlar 4. Seviyelerdir. Virüsler burada kontrol altında tutulur, incelenir.
Daha net bildiğimiz ise, Virüs yayılımını sürdürdüğünden, Çin Komünist Partisinin sırayla şehirleri karantinaya aldığı! Wuhan şehrindeki insanlar kendilerinin gözden çıkarıldığını düşünüyorlar. Çünkü şehir biyolojik olaylara müdahale edecek silahlı askerlerce kuşatılmış durumda. Wuhan’da motorlu her taşıtın kullanımı yasaklandı. 11 milyonluk şehrin sokakları boş. Wuhan’ın ardından bir çok şehir daha kapatıldı. Karantina bölgesindeki kişi sayısı 60 milyonu geçti. Bu insanlar için gıda ve hijyenik ürün kıtlığı ciddi sorun. Sorunun aşıldığına dair haberler ancak 4 Şubatta görüldü. Yeni yıl kutlamalarında kalabalığa girmek istemeyenlerin artması nedeniyle en sönük yeni yılı kutlayan Pekin şehrine de giriş çıkışlar kapatıldı. Şanhay kentinde de birçok toplu etkinlik iptal edildi.
Ancak şehirler kapatılmadan yola çıkan potansiyel taşıyıcı sayısı bilinmiyor. Örneğin ABD’ye 13 Ocak’ta Wuhan’dan gelen bir kadında 11 gün sonra virüs tespit edildi. NY Times ilk haberine göre ABD ‘de 22 eyalette 63 kişi virüs yüzünden gözetim altına alınmış. ABD, Çin Hükümeti’nden karantina bölgesinde kalan bin vatandaşını almak için izin istedi. Bir kısmını çıkardı. Çin dışında en çok virüs görülen ülkeler Şubat başı itibariyle; Japonya, Tayland, Singapur, Hong Kong, G. Kore, Avustralya, Almanya ve ABD oldu.
Avrupa’da ise ilk olarak Fransa’da görüldü. Sonrasında Almanya, İtalya, Rusya, Sipanya, İsveç ve Finlandiya’da görüldü.
Worldpop.org sitesinde yer alan çalışmaya göre son zamanlarda seyahat eden riskli olabilecek Çinlilerin gittiği yerlerde; ülke içinde Beijing (Pekin) ilk sırada tehdit altında gözükürken, yurtdışında Tayland 2 milyon kişi ile listenin ilk sırasında yeralmakta, Japonya 1.5 milyon ile ikinci, ABD 773 bin ile 6. sırada!
Sorun; Virüsün kotrol dışı kalması ve mutasyona uğraması sebebiyle kitlesel imha aracına dönüşebileceği gerçeği. Bu konuda Çin’e güvenilmediği görülüyor. Zira Çin’in ölü ve vaka sayısını gizlediğine ilişkin ciddi göstergeler var. Başkan Xi, ancak olaydan 10 gün sonra önceliği virüsün yayılmasına vereceklerini açıkladı.
Ölü sayısının az olduğuna dair Çin verileri nedeniyle acil durum ilan etmeyen Dünya Sağlık Örgütü’nün danışmanlarından olup 15 yıldır Harvard’da görevli Dr Eric Ding, konuyla ilgili yapılan çalışmaların sonuçlarını açıkladı. Buna göre; Normal gripte 1.28 olan yayılma hızı(R0), 2009 grip salgınında 1.48’e çıkmıştı. 1918’de ortaya çıkıp 1.5 yılda 100 milyona yakın insanı öldüren İspanyol Gribi ise 1.8 yayılma hızına sahipti. Tedavisi olmayan yeni Corana virüsünde ise 1 taşıyıcı 2.6 başka kişiye virüs bulaştırıyor. Üstelik kimse bu virüse karşı bağışıklığa sahip değil. Dünyanın en gelişmiş acil durum analiz enstitüsü olarak geçen yıl Londra’da faaliyete geçen J-IDEA’nın direktörü Prof. Neil Ferguson ise R0 değeri 2.5 olan bir salgının, temas şekillerine bağlı olarak nüfusun % 60 ila % 90’ı arasında bulaşabileceğini, bu yüzden Çin’e ciddi iş düştüğünü söylüyor.
1,5 milyarlık nüfusu olan Çin, 84 yaşına ulaşmış doktor Zhong Nanshan’a dönüp “gel bizi bu dertten kurtar” diyerek önemli bir adım attılar. Dr. Zhong, 2003 SARS virüsü çıktığında hükümeti eleştirmiş ve aktif olarak virüsle mücadele etmişti. SARS o yoğun mücadele sayesinde kısa sürede kontrol altına alınmış ve salgın büyümemişti. Doktor, şimdi göreve gelince ilk iş “şeffaf olacağız” demişti. O günden beri virüs sayısı her gün katlanarak büyüyor. Yani artık gerçek daha net ortaya dökülüyor. Tedavi süreci için de uğraşıyorlardır. Verilerin artması ile DSÖ, 29 Ocak 2020’de dünya için alarm seviyesini yükseltti.
Salgın nedeniyle Çin 60 milyon insanı tecrit ederken dünya da Çin’i kısmen tecrit ediyor. Uzmanlar, en ciddi önlemin Çin’den gelen insan ve hayvanların bir süre ülkeye alınmaması olduğunu söylüyor. Kaldı ki Çin Hükümeti seyahat acentalarına ülkeden çıkışı önlemek için çoğu yolculukları iptal etmesi yönünde emir verdi. Filipinlere giden 500 turist Çin’e geri gönderildi. Kazakistan, Moğolistan Çin ile olan kara sınırını kapattı. British Airways, Lufthansa, American Airways, United Airlines, Cathay Pacific, Lion Air, Air Seoel, Finair ve Air India Çin’in tamamına yada belli bölümlerine uçuşlarını geçici bir süre durdurdu. THY da sonradan bu uygulamaya katıldı.
Türkiye, bölgedeki vatandaşlarımıza duyuru yaparak büyükelçilik ile irtibata geçmelerini isterken Sağlık bakanlığı 13 Ocak’ta önlem almaya başladı. Çin’den gelen uçak yolcularının termal kameralarla kontrolden geçirilmesi uygulamasına devam ediliyor. Bu noktada şu bilgiyi verelim; 2019 yılında 430 bin Çin’li turist ağırladık ki toplam gelen turist içindeki payları % 1.0 oldu. Ayrıca geçen yıl Çin’in Türkiye büyükelçisi, “Türkiye’de bulunan Çinli personel sayısı 8 bin” demişti.
Dr Eric dahil bir çok uzmanın ortak öngörüsü, vaka sayılarının çok daha fazla artacağı yönünde. Bir raporda vaka sayısının Mart ayında milyonu aşacağı öngörülmüş. Vaka sayısını John Hopkins Sağlık grubunun güncel haritasında -ki bu veriler Çin hükümet kaynaklarını esas alıyor- 20 Ocak’ta 278 olan vaka sayısının ay sonunda 11 bine 4 Şubatta 20 bine ulaştığını görüyoruz. Ancak sadece Wuhan’daki sayının çok daha fazla olduğu ve hastanelerin dezenfekte imkanının ortadan kalktığı sosyal medya paylaşımlarında görülüyordu. Bunun üzerine Çin 10 günde bu virüse özel hastane inşa ederek Şubat başında hasta kabulüne başladı.
Ekonomik açıdan şöyle bir durum var: 2002 Kasım’ında Çin’de ilk kez ortaya çıkan SARS virüsü, Nisan 2003’de 25 ülkede etkisini göstermiş ve DSÖ tarafından önemli vaka olarak izlenmiştir. Ancak yıl bitmeden kontrol altına alınmıştı. Çin, 1978-2003 döneminde GSYİH yılda ortalama % 9.5 oranında büyümüştür. 2002’de % 9.1 büyüyen Çin, 2003’de %10 büyümüştür. Dolayısıyla SARS’ın etkisi büyümeyi vurmamıştır. Ancak Yeni Corona virüsü, Çin ekonomisini ciddi ölçüde etkileyebilir. Sokaklar boşalınca, milyonlarca insan karantina altındayken nasıl üretim olacak, nasıl tüketim olacak? Bir çok şirket üretimlerini askıya aldılar. Sadece Çin değil yoğun ticaret yaptığı ABD, Kore, Japonya, Avustralya ile işler zora gidebilir. En zor soru da şu: Virüse karşı ilaç bulunana kadar mutasyona uğrayıp yenilenirse, yayılması nasıl durdurulacak? Bu yüzden Dr Ferguson, olayın kontrollü olmaması ihtimalini planlamamız gerektiği uyarısını yapıyor. Yani süreç uzarsa, virüs yayılırsa dünya ekonomisi ciddi köstek yiyebilir. Bu ise finansal piyasalarda ciddi bir riskin gerçekleşmesi olarak görülebilir. ABD piyasalarında sert satışlar görülürse, sebebi bu olabilir. Kaldı ki en ciddi hamleyi petrol fiyatlarının bir ayda % 20 düşmesi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin % %1.90’dan % 1.50’ye gerilemesinde gördük.
2.Dünya Savaşında her yer ateş altındayken ülkeye ateşi sokmayan Türkiye, eğer yeni virüsü ülkeye sokmazsa büyük bir başarı sağlayacağı düşüncesindeyiz. Aksi halde Allah korusun, İstanbul ve Antalya’da salgının başlaması turizm başta olmak üzere birçok sektörü bozabilir.
Dünyada krizler, umursanmayan sorunların büyümesinden sonra ortaya çıkmaktadır. Biz de bugün bu konuya dikkat çekip, riskin farkındalığını artırmak istedik.
Yazımızı Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nin uyarısı ile bitirelim: Son 14 gün içinde Çin’e bizzat seyahat etmiş olan veya seyahat etmiş biriyle yakın teması olan kişiler; ateş, öksürük, solunum sıkıntısı gibi belirtileri olursa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdırlar.
Yunus Kaya
Baş Danışman